Sabah capital radio’da dinledim bu şarkıyı. Ne güzel remix yapmışlar şarkıya be.

You can be my cinderella =)

Çünkü Beşiktaş’lı olmak bunu gerektirir…

Canın sağ olsun Beşiktaş’ım. Iyi günde kötü günde hep yanındayız.

Lan bu hakem başka maç mı izliyor. 2 tane penaltımızı vermedi. Madem güçlüleri toplayacaksınız şampiyonlar ligine yapmayın abi eleme. Bu ne lan?

Abi bu ne?
Bu ne abi?
Ne bu abi?

Abi bu ne?

Bu ne abi?

Ne bu abi?

Şu durgun haftanın ortasında, şanlı Beşiktaşımız Arsenali elese ne güzel olur değil mi? Hastalığı fln unuttum valla. Akşamı sabırsızlıkla bekliyorum. Şunu da unutmayın Avrupada Karabükspor, Trabzonspor, Galatasaray ve Beşiktaş yoktur! Türkiye vardır…

Vudruğun gol olsun BEŞİKTAŞ!

İşe gitmek için kurduğum alarmın melodisi; ‘vals - evgeny grinko’
Şarkı çalmaya başlayınca uyanıyorum fakat yataktan kalkamıyorum. Piyanonun o narin sesi sanki “biraz daha uyu” diyor bana. Bir keresinde şarkı bitene kadar rüya görmüşlüğüm bile var. Böyle de mucizevi bir şarkı işte (:
O zaman günaydın gençler. Eğlenceli bir mesai geçirirsiniz umarım (:

     Her insan geleceği düşünür elbet. Ama ben bundan 50 yıl, 100 yıl sonrasını düşünüyorum.

Böyle giderse, o yıllara gelindiğinde; türküler yok olacak. Türkülerin yerini hiç bir alt yapısı olmayan, basit sözlerden oluşan, dumtıst şarkılar alacak. Çoğu kültür, ‘yozlaşma çığı’nın altında ezilecek. Şu an nadir de olsa, sokakta gördüğüm top oynayan çocuklar olmayacak. Sokak arkadaşlıkları, dostlukları kaybolacak. Zaten şu anda bile sokakta oynayan çocuk yok diyebiliriz. Sokakta olanların da ellerinde iphone. Birbirlerine facebook’tan uygulama (oyun) isteği gönderiyor.

Çok değil belki 20 yıl sonra sohbet kavramı ortadan kalkacak. Çünkü sosyal ağlar sardı dört bir yanınızı. Özlediğiniz, merak ettiğiniz insanlar ile buluşup sohbet etmek yerine; facebook, twitter, foursquare, instagram gibi sosyal ağlara girip, özlemenizi gidereceksiniz.

Büyük ve küçüklere saygı gün geçtikçe ortadan kayboluyor. Aslında bu tamamiyle yozlaşmanın etkisi. Çevremde annesine ve babasına ismi ile hitap eden çocuklar görüyorum. “Gerçekten nereye gidiyoruz biz?” diye sormadan geçemiyorum.

Ben bu kadar ileriyi düşünürken gençler (yeni nesil) anlık yaşıyor. Asıl üzüldüğüm nokta bu…

Top toplayıcı çocukların, top yerine pet şişe ve yabancı madde topladığı bir lige sahibiz.

Bi bok olmaz bu ülkenin futbolundan.

Tumblr’ın paralı olduğunu iddia edenler azalarak bitti sanırım?

Bu da bahçemizin yeni misafiri (: diğerlerinden daha hareketli ve sevecen ufaklık.

     Ben; bayramlarda, kafama kolonya dökülen günlerde kaldım. Özlemimin, yadırgayışımın ve yalpalamamın sebebi budur işte. O günlerden bu günlere gelememişim. Zamanın çocukluğunda sıkışıp kalmışım…

    Oysa ben onu, çocukluğumu anlatacak kadar sevmiştim…

"Giderken, çocukluğumu da götürdün benim.
Peki şimdi gel desem, gelir misin anne?"
  • Flört