Yalnızlık Mevsimi
Flört

Soldu bütün çiçekler, kuşlar göç etti. Yıldızlar yok artık, güneş çoktan battı. Sen gittin gideli, yalnızlık mevsimi…

» İyi geceler tumblr…

"Şarkı değil, türkü."

alemicihan:

Ödüllü Filipin asıllı sanatçı Jordan Mang-osan, güneş ışığının gücünü mercek ile birleştirerek harika eserler yaratıyor.

Abi bu bildiğin saf yetenek ya. Helal olsun.

Bulutlar kadar saf ve temiz bir gününüz / haftanız olsun (:

Bulutlar kadar saf ve temiz bir gününüz / haftanız olsun (:

"Sen parla, ben döneyim aşkının etrafında.
Bir yanıp bir söneyim alacakaranlıkta…"
Yüksek Sadakat
Beauty And The Beast
The Mayan Factor

Acı yakamıza yapışmış, bir alacaklı gibi hep ensemizde. Gecenin karanlığı ile anlaşma yapmış. Tenhada sıkıştırıp kalbimizi karanlığa gömecekler…

Umut denen ışığı takip etmekten yorulmuş gözlerimiz, kapandı kapanacak. Karanlık tüm ruhumuzu ele geçirecek. Gerisi hep acı. Sonsuza dek acı…

» İyi geceler tumblr…

Bir günlük ömrü olan kelebeği öldürecek kadar canileşmişiz.

İsmail Altunsaray

Bozlak geleneğinin yeni kuşak temsilcilerinden biri olan Türk saz ve ses sanatçısıdır.

1980 yılında Kırşehir’de doğan İsmail Altunsaray, 12 yaşında bağlama çalmaya başladı. 1997 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuarı Temel Bilimler Bölümü’nü kazandıktan sonra öğrenimi boyunca kendi üniversitesi başta olmak üzere çeşitli üniversite ve toplulukların ulusal ve uluslararası etkinliklerinde yer aldı. 2002 yılında konservatuar eğitimini tamamlayan Altunsaray, 2003 yılında TRT İstanbul Radyosu Türk Halk Müziği Birimi’ne akitli sanatçı olarak kabul edildi. Bu dönemde çeşitli televizyon ve radyo programlarında icracı ve solist sanatçı olarak yer aldı  2005 yılında Haliç Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Musikisi Ana Sanat Dalı Yüksek Lisans Programı’nda lisansüstü eğitimini başarıyla tamamladı. İTÜ Halk Bilimleri ve Sanatları Kulübü’nün 2006 yılından beri düzenlemekte olduğu; Neşet Ertaş, Musa Eroglu, Erkan Oğur gibi ustaların da katılımıyla gerçekleşen “İTÜ Bağlama Günleri” etkinliğinde solo performanslar gösterdi. 

2008 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Başbakanlık Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi TİKA’nın desteğiyle düzenlenen 9. Uluslararası Sürmeli Festivali bünyesindeki ”Nida Tüfekçi Altın Bağlama Kültür Sanat Ödülleri” adını taşıyan organizasyonda Türk Halk Müziği İcracılık Dalı’nda Teşvik Ödülü aldı.

İsmail Altunsaray, 22 Nisan 2009 tarihinde Avrupa’nın en prestijli konser salonlarından Berliner Philharmoniker Chamber Music Hall’da, “Bozlak ve Flamenko” sentezinin başarıyla gerçekleştiği bir konsere imza attı. “Alla Turca: Orient and Occident Meet for a Cultural Dialogue of Instruments and Voices” başlıklı konserde, kendisine kopuz ve perdesiz gitarda Erkan Oğur ile İspanyolların dünyaca tanınmış Flamenko gitaristi Paco Pena ve geleneksel anlamda dünyaca tanınmış vokallerinden biri olan Miguel Ortega eşlik etti.

05 Şubat 2011 tarihinde Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda gerçekleşen, Bozlak’tan Flamenko’ya “İki Gözden Bir Damla” adlı konserde İsmail Altunsaray , Ulusal Cordoba Flamenko Ödülü almış İspanyol sanatçı “Ye Ye De Cadiz” ile beraber başarılı bir performans sergiledi. İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuarı Ses Eğitimi Bölümünde 2009-2011 yılları arasında “THM Repertuarı Öğretim Görevlisi” olarak görev yapan İsmail Altunsaray, Anadolu müzik kültürüne sahip çıkarak Türk Halk Müziği’nde ekol olmuş birçok ustanın haklarını titizlikle savunan “Kalan Müzik” şemsiyesi altında 21 Eylül 2011 tarihinde “İncidir” adlı albümünü çıkarmıştır. 

Anadolu Abdalları’nın-Ustaların diyarı Kırşehir’de doğup büyümüş olan İsmail Altunsaray, Abdal aşiretine mensup olmamasına rağmen Muharrem Ertaş, Neşet Ertaş, Hacı Taşan ve Çekiç Ali gibi efsanelerden feyz alarak sanatını, bağlama ve vokal icrasını ve tavrını geliştirmiş, konservatuarda aldığı nazari bilgiler ile harmanlayarak hem alaylı hem mektepli nadir sanatçılar arasına girmiştir. Bu özelliği ile Neşet Ertaş ekolünün yeni kuşak içindeki onlarca temsilcisinden bir adım öne çıkmıştır. Yurtiçinde olduğu kadar yurtdışında da vermiş olduğu sayısız konserler ve dünya çapındaki sanatçılarla beraber gerçekleştirdiği sahne performansları ile dikkatleri çeken İsmail Altunsaray 18.03.2013 tarihinde Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de düzenlenen Mugam Dünyası Festivalinde ülkemizi temsil etmiştir. İsmail Altunsaray, bir taraftan geleneğe sahip çıkarken diğer taraftan günümüz gençliğinin beklentileri doğrultusunda teknolojik altyapıyla destekli bir tarz yaratmış, bu yönüyle de geniş hayran kitlesi oluşturmuştur. İsmail Altunsaray son yıllarda iyice çığırından çıkıp saygınlığını yitiren, sözleri değiştirilip şiddetli dejenerasyona uğrayan Orta Anadolu havalarının otantik formunun hatırlanması ve yeni kuşaklara aktarılmasında büyük rol üstlenmiştir. Elektrosazla çalına çalına iyice sulandırılan oyun havalarını hizaya sokmuş, eline sazı alanın, ruhundan hiçbir şey katmadan okumaya cüret ettiği bozlakları eski vakarına kavuşturmuş, bu noktada Muharrem Usta’nın, Hacı Taşan’ın, Çekiç Ali’nin taşıdığı geleneğin uğrayabileceği dejenerasyonun önüne geçilmesi adına kararlılığını ortaya koymuştur. Altunsaray, Çekiç Ali gibi seri, Hacı Taşan gibi lirik, Neşet usta gibi yaratıcı, Muharrem Ertaş gibi otantiktir.  İsmail Altunsaray, erken yaşlardan itibaren halay, bozlak ve kırık havalarla yoğrulmuş, çok dinlemiş, çok çalışmıştır. Bağlama ailesinin en büyük üyesi olan Divan Sazını büyük bir ustalıkla icra etmekte olan Altunsaray’ın bedeni saza, sazı bedenine adapte olmuştur. Kırşehir’in bağrından kopup gelirken, yöresel altyapısını akademik düzeye taşıyan, geleneği koruyan, hakkıyla çalıp çığıran, mükemmeliyetçi yaklaşımı, mütevazı tavrı ve yaptığı işe olan sonsuz saygısıyla gönüllerde taht kuran bir İsmail Altunsaray’ı vardır artık Türkiye’nin… Bozlakların piri Muharrem usta’nın bıraktığı miras artık emin ellerdedir.

     Android telefon çıktı, çocukluk unutuldu.

Sabah kalktığında çizgi film izleyen çocuklar, şimdilerde sabah kalkınca tweet atıyor. Ya da facebook’ta selfie resimlerini paylaşıyorlar. Yatağın içinde oynanan o bol gülüşlü zamanlar mazide kalmış…

Teknolojinin gelişmesini hep istemiştim ama beni / çocukluğumu bu derece yok edeceğini bilmiyordum. Çocuklarımın, benim yaşadığım gibi bir çocukluk yaşayamayacaklarını bilmek beni kahrediyor…

Gökyüzündeki özgürlük bile kısıtlı be üstadım…

Kim görmüş, güneş battıktan sonra uçan bir martıyı ya da kırlangıcı?

Veya kim görmüş, gün doğduktan sonra uçan bir yarasayı?

Şimdi kalkıp bana özgürlükten bahsetmeyin…

vallahisenbiliyorsun:

Dinledikçe güzelleşirsin..

Derdinden verem olsam, tutuşsam kerem olsam,

Sürmem seni tenime, yarama merhem olsan…

Çok güzel değil mi?
Bir gün…

Çok güzel değil mi?

Bir gün…

Gece Beşten Sonra Evden Çıkan Kimse Geri Dönmemiştir
Yüzyüzeyken Konuşuruz

« Ne zaman umut eksem; ertesi gün tütün biçerim… »

İnsanın içindeki yaşama arzusunu yıkıp geçen sözleri duymayalı uzun zaman olmuştu. Yetenekli çocuklar değil mi? Melodiler bir yana da sözleri çok iyi be…

» İyi geceler tumblr…

"Kime sarılmak istesem; kollarım yetmemiştir…"
Kaan Boşnak
“Bu göründüğü kadar kötü bir şey değil. Tabi ki Allah göstermesin bulaşınca öldürüyor. Ama çok son aşamasında oluyor. Afrika’dan gelenler de havalimanlarında kontrol yapılıyor. Uçakta tedbir var. İnşallah yakında ilacı da bulunur.”
- Temel Kotil (Türk Hava Yolları Genel Müdürü)
Ulan şu yorumu yapan kişi müdür. Koskoca müdür ya. Bu cehalet ile nasıl müdür olabildin sen? Nasıl bir ülkeye döndük anasını satayım ya.

“Bu göründüğü kadar kötü bir şey değil. Tabi ki Allah göstermesin bulaşınca öldürüyor. Ama çok son aşamasında oluyor. Afrika’dan gelenler de havalimanlarında kontrol yapılıyor. Uçakta tedbir var. İnşallah yakında ilacı da bulunur.”

- Temel Kotil (Türk Hava Yolları Genel Müdürü)

Ulan şu yorumu yapan kişi müdür. Koskoca müdür ya. Bu cehalet ile nasıl müdür olabildin sen? Nasıl bir ülkeye döndük anasını satayım ya.